7 Haziran 2025 Cumartesi

Hikayeyi Hep Başkalarından Dinledim

Dün annemle otururken, babamın ölümünden sonrasını anlattı. O zamanlar babam 29 yaşındaymış. Ben de üç yaşını geçmiş bir çocuktum. Her gün "Babam neden gelmiyor?" diye ağlayıp duruyormuşum. Ölüm nedir bilmediğim için, "Çok uzaklara gitti ve bir daha gelmeyecek." demişler.


Bir gün uykumda ağlarken annem beni uyandırmış. "Neden ağlıyorsun?" demiş. Anlatmak istememişim önce. Sonra "Babam nereye gittiyse, beni de oraya gönderin." demişim. Ertesi gün beni mezarlığa götürmüşler. Ölümün ne olduğunu anlatmaya çalışmışlar.


O küçük çocuk için babasız olmak büyük bir trajediydi. Ama tuhaf olan şu: Babama dair hiçbir anım yok. Birlikte geçirdiğimiz bir sahne, bir ses tonu, bir bakış… Hiçbir şey. Benim anılarım, onun yokluğuyla ilgili. Varlığını değil, eksikliğini hatırlıyorum.


Tabii bu yas sadece bana ait değildi. Annem depresyona girmiş, saçlarını kazımış. Halam, amcam, dedem, babaannem… Herkes darmadağın olmuş. O dönem uzun süre devam etmiş.


10 yıl sonra bir gün annemi evde ağlarken gördüm. "Niye ağlıyorsun?" dedim. "Babanı özledim." dedi.

24 yıl geçti. Bu sefer dedem hastanede yoğun bakımdaydı. Babamı sayıkladı durdu. "Oğlum olsaydı böyle olmazdı." diyordu.


Ama ben o duyguyu tam olarak paylaşamıyordum. Çünkü hiçbir şey hatırlamıyordum. Olanları yaşayanlar kadar, anıları olanlar kadar üzülmüyordum belki. Sadece başkalarının üzülmesine üzülüyordum.


Kendim için hiçbir zaman "ne talihsizim" demedim. Çevremdeki insanlar, benim bu duruma üzülmemden daha fazla üzülüyordu.

Ben ise, en çok, onları bu kadar yıkan şeyin beni teğet geçmesine şaşırıyordum.


Şimdi neredeyse babamın öldüğü yaştayım. İlk kez o kadar uzakta değilim sanki bu meseleye. Herkesin çok sevdiği bir adam, bir anda yok olmuş. Geride ise uzun yıllar süren bir sessizlik kalmış.


Her hikayeden bir ders çıkarmak istiyorsanız; 

Hayatta kalın, anlamsız riskler almayın.


Sevgiler


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder