27 Eylül 2021 Pazartesi

Ölüm Gerçeğinin Gereksizliği

Her an her yerden "Nasılsa ölüp gideceğiz, takma bu kadar!" gibi nasihatler alabilirsiniz. Biraz düşününce mantıklı gibi gelir. Bir daha sonsuza dek hatırlanmayacağın bir gerçeklikte en büyük derdin ne olabilir ki?

İnsanların bu şekilde düşünme arzusunu anlıyorum. Ortada fiziksel bir acı yokken, patronun fırçalaması, okulun uzaması ya da sevgilinin terk etmesi gibi durumlar ortalama bir insan için büyük zihinsel acılara neden olabilir. Bunlar büyür, psikolojik sıkıntılar bedenine de zarar vermeye başlar. Bir çeşit savunma mekanizması olarak bazen ben de kendi kendime "Zaten hiçbir şeyin anlamı yok." diyorum.

Fakat bu mantıken doğru mu? Hayır. İstediğiniz felsefi akımı savunun, farklı dinlere inanın ya da inanmayın. Toplum denen bir gerçek var. İnsanın yüz binlerce yıldır süregelen ihtiyaçları ve bunları elde etmek için uyması gereken kurallar var. 

Çoğu insan mutluluk kavramı, hayatın anlamı veya evrimsel gerçekler hakkında düşünmez. Yüzeysel bir hayat yaşar; ailesinin dinine inanır, dünya görüşüne yakın biriyle evlenir, çocuk yapar, torun sever ve dünyaya veda eder. Bu insanlar için toplumsal kurallara uyum sağlamak ya da herkesin izlediği hayat çizgisini takip etmek oldukça normaldir. Peki ya diğerleri? Varoluşsal sancılar çekip tüm sınırları sorgulayan insanlar özgürleşmiş midir? Yine hayır.

6 Şubat 2020 Perşembe

Son zamanlarda izlediğim 3 iyi dizi

-Yazılar herhangi bir sürpriz bozan bilgi içermiyor.

1 - Avatar The Last Airbender


"Hava-Su-Toprak-Ateş" Bir çok mitolojide, tarihin eski çağlarında insanlar bu maddeleri element olarak kabul etmişler.

Dizide bulunan farklı milletler bu maddeleri istedikleri gibi yönetebilme(bükme) özelliğine sahipler. Bulundukları coğrafya, tercih ettikleri yaşam biçimi bu bağlamda yeteneklerini tetikliyor.
Mesela kutuplarda yaşayan insanların bir kısmında su bükebilme yeteneği var.
Aynı gerçek dünyada ve doğada olduğu gibi canlılar yaşam koşullarına göre evrimleşmişler.

İnsanların madde bükme yetenekleri karakterleri ile özdeşleşiyor. Ateş yakıcıdır. Bu nedenle bir ateş bükücü diğer insanlara oranla daha öfkeli ve saldırgan olmaya yatkındır. Toprak bükücüler devasa yapılar inşa edip yere bağımlı olarak yaşamaya yatkındırlar.

10 Şubat 2018 Cumartesi

Sapık (Psycho) - 1960

Sapık (Psycho) - 1960

Alfred Hitchcock tarafından aynı isimli romandan uyarlanmış bir gerilim filmidir.
Filmin konusundan bahsetmeyeceğim. Eski filmler genellikle teknolojinin yetersizliğinden yapmacık ve gülünç ölüm sahnelerine sahiptir. Bu filmde de benzer durumlar söz konusu. Fakat film insanı psikolojik açıdan etkilemeyi başarıyor. Bu filmi izledikten sonra filmin çekilişini anlatan 2014 yapımı "Hitchcock" adlı filmi de izledim ve filmin neden bu kadar başarılı olduğunu bu şekilde anladım. İnsanlar artık Hitchcock'un orjinal bir eser ortaya koyamayacağını düşünüyordu çünkü 60 yaşına gelmişti ve çevresindeki yapım şirketlerinin baskısı ile aynı doğrultuda filmler üretmek zorunda kalıyordu.